banner2

banner10

banner1

banner11

13.09.2020, 11:17

HAK, HUKUK ve ADALET İSTİYORUM

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Her insanın hayatında biraz melankolizm vardır. Hüzün iyidir, insanı motive eder. Evet Hüzün (Hazan) mevsimi de geldi çattı. Sonbahar ne hikmetse insanda her zaman hüzün duygusunu uyandırmıştır. Turgut Uyar üstadın bir şiiri aklıma geldi “Sevgim acıyor.” O şiirin içerisinde “Eylül toparlandı gitti işte, Ekim filan da gider bu gidişle” cümleleri insanın yaşadığı zaman diliminin farklı olsa da aynı duyguları yaşadığını ortaya koyuyor. Zaten aynı duygunun farklı zamanlarda tezahür ettiğini Divan şiirleri örneklerinde de fazlasıyla görürüz.

Hazan ki durmadan evrakı su-be-su dökülür.

Hazinesinde eteklere reng-u bu dökülür.

Her neyse mevsimler Korona Virüs salgını eşliğinde geçiyor. Önceki yazılarımızda da dile getirdiğimiz gibi “2020 yılını takvim yapraklarından kaldırdık. Cenab-ı HAKK İnsanlık alemine bir daha böyle bir yıl yaşatmasın” Amin…

Devam

Tabi Hazan mevsimi gelince son 40 yılda akıllara gelen ilk şey “12 Eylül 1980” darbesi, geçtiğimiz hafta 12 Eylül darbesinin 40’ıncı sene-i devriyesine ulaştık. Hani postmodern bazı yazarlar gibi güzel nutuk cümleleri atmasını ben de beceririm amma bu işler nutuk atmakla olmuyor. Hiçbir acıyı uzun süslü cümleler azaltamaz. Bu ülkenin halkına Devletin Ordusu, Devletin gücünü kullanarak, zulüm yapamaz. 12 Eylül darbesi sonrasında yapılan uygulamalar hakkında onlarca hikaye duymuşsunuzdur. Yaşları 25’in üzerinde olan herkesin ailesinde en az bir kişinin 12 Eylül hikayesi vardır. Çok acı değil mi? hele hele “Eşitlik olsun diye bir sağdan bir de soldan astık” demediler mi! insanın asabını ve sinirlerini kaldıramayacağı kadar zorluyor. Şimdi biz buradan çok rahat yazıyoruz. Değil mi? “insanın asabı bozuluyor.” diye ancak o dönemde yaşayanların çoğunun yapılanlar karşısında korkudan asabının bozulma ihtimali dahi yoktu. Kısacası günümüzün şartları ile konuşmak çok kolay…Biz de bu yazımızın vesilesiyle Tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gibi 12 Eylül hain darbesini lanetliyor ve kınıyoruz.

Gelelim son günlerde çok fazla konuşulan “Hak, Hukuk, Adalet” konusuna Türkiye’de özellikle CHP’lilerin yoğun olduğu kesim her fırsatta bu sloganı kullanıyor. Amerika’da son bir yılda yapılan Polis fiillerini dehşetle izliyorum. Avrupa’nın göbeğinde mültecilere yapılan fiilleri yine aynı dehşetle izliyorum. Aynı zamanda kendilerini “Sosyal Demokrat” addedenlerin bu zulüm karşısında ses çıkarmamalarındaki manayı çok ama çok iyi de anlıyorum. Vahşi Batı’da yapılanların örneği Türkiye’de olsa kıyameti koparırdınız. Ancak Sosyalizm adı altında sahte aristokrat bir kesim oluşturdunuz ve kapitalizmin nimetlerinden sonuna kadar yararlanıyorsunuz. ALLAH af etsin…

Yani bu sloganlarla Türk Vatandaşlarının oyunu alamazsınız. Önce siz adaleti kendiniz uygulayacaksınız. Her fırsatta demokrasi naraları atan Kılıcdaroğlu kendi partisinde il ve ilçe başkanlıkları için tek aday ve tek liste oluşturulmasını sözlü olarak emir etti. Bakın CHP’nin bütün kongrelerinde tek liste aday ve tek liste çıkıyor. EEE hani Demokrasi vardı. Demokrasinin ilk harfini kullanmaya kalkanlar Genel Merkez sultasını kafasına yiyor. Garip değil mi?

Mesela ben çıksam iktidarı “Hak Hukuk ve Adalet” şeklinde eleştirmek istesem ne yazardım? Öncelikle Türkiye’nin olağan üstü bir süreçten geçtiğini hatırlarım. Nasıl ki Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan İstiklal Mahkemelerinde onlarca haksız karar verildi. Günümüzde de Devletin bölünme refleksine karşı atılan adımların tamamının demokratik olması beklenemez. Türkiye’nin karşılaştığı durum dünya üzerinde başka bir devlette olsaydı inanın bana yüz katı daha fazla baskıcı ve tutucu bir yönetim tarzı gelişirdi.

Tabi ki de insan olan her yerde, her şey yaşana bilir. Ancak bugün ülke genelinde bölücüler ve söz de sosyalistler adalet kavramını konuşuyorsa çok büyük bir sıkıntı var demektir. ALLAH aşkına pkk’nın ortağı olduğu ilkokul, ne ilkokulu Anaokulu öğrencisi tarafından bilinen Hdp’den medet umanlar ve onlara mavi boncuk dağıtanlar nasıl olur da milliyetçi olur anlamış değilim ya da ne gibi Hak, Hukuk ve Adalet İster…

Gerçi hepsini anlıyorum ancak anlam veremiyorum. Erdoğan düşmanlığı öylesine insanların gözlerini kör etmiş ki örneğine ancak 5. Sınıf dünya ülkelerinde rastlanan eleştiri ve ithamları sadece Türkiye’de görüyoruz. Siz hiç Amerika’da seçimle gelen Devlet Başkanı Tramp’ın portresini çiçekle sansürleyen Demokrat parti üyesi Belediye Başkanı gördünüz mü? Göremezsiniz Amerika’nın gelişmiş insan hakları ve adalet kavramı buna kesinlikle izin vermez. Ancak bizim ülkemizde bırakın resmi makamdan Cumhurbaşkanının resmin çiçekle sansürlenmesini makam odasında genelgeye uymayıp kaldıranları görüyoruz.

Bir de demezler mi ülkede kutuplaşma var. Gerçekten var, ancak bu kutuplaşmayı, kendi düzenleri yıkılan ve 150 yıldır atadan deden silsile yolu ile gelen sözde aristokrat kesimin ta kendisi yapıyor. Onlardan farklı düşünürsen veya düşünceni ifade edersen yaşama şansın dahi yoktur. Ellerinde olsa sana yaşam fırsatı dahi vermeyecekler.

Neyse zaten şunun şurasında dünya denen sanal alemde en fazla 80 yıl yaşayacağız ve sonra istesek de istemesek de evimize geri döneceğiz. İşte gerçek hak, hukuk, adalet orada olacak. Çünkü Hüküm veren Hakim en adil olan Cenab-ı ALLAH’IN ta kendisi…

Son olarak dünya üzerinde en fazla haksızlığa uğrayan insan olan Recep Tayyip Erdoğan’ adalet istiyorum. Ülkesini nereden nereye getirdi herkes görüyor ve görmelerine rağmen sırf kendi menfaatleri için, eski sömürü düzeninin gerisin geri gelmesi için Erdoğan’ın gitmesini istiyorlar. İstemenin yanında da ağza alınamayacak hakaretleri hiç utanmadan ediyorlar. Evet Cumhurbaşkanımız için Adalet istiyorum.

Haydi ben Elitleri anlıyorum da bizim mahallenin gariban vatandaşlarına ne oluyor, onu anlamıyorum. Yıllarca işsizlikten tek göz, tek mutfak derme çatma evlerde yaşamak zorunda kaldınız. Bugün en az iki asgari ücret eve giriyor ve artık bırakın iki göz evi, kimse sobalı evleri kiraya dahi tutmuyor. Bugün iki asgari ücret 4650 tl eder… önceden asgari ücrete bilmem ne kadar altın alınıyordu hikayelerini de bir kenara bırakın… BUNDAN 15 SENE EVVELİNE KADAR BU ÜLKEDE İNSANLAR ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞACAK İŞ BULAMIYORDU 2005 yılı öncesindeki işsizlik rakamlarına bakıp da bana 2000 yılında %6.5 miş falan demeyin. O rakamlarda istihdam ve işsiz kişi sayısına bakın. Türkiye’nin 2000 yılındaki istihdam sayısı 26 bin kişi mi? tabi ki de hayır. 2000 yılında 63 milyon olan ülkede istihdam sayısı 26 bin kişi mi olur ve işsiz kalan kişi sayısı 1600 kişi mi olur. Resmi rakamlar öyle gösteriyor. İşte sadece bu rakamların gerçekliğini sorgulayın hak hukuk adalet diyenlerin kendi yönetimlerinde ülkeyi nasıl yönettiklerini anlayın…

Ha son olarak burada eleştirilecek tek konu varsa 2000 yılı sonrasında köylerden şehirlere çok fazla göç oldu. 2000 yılı öncesinde işsizlik oranlarının düşük olmasının nedeni de o dönemde ülke nüfusunun %64’ündan fazlası köylerde yaşıyordu. Ancak günümüzde bu oran %7’lere kadar indi. İşte bu düzensiz şehirleşme yüzünden işsizlik oranları da sürekli artış gösteriyor ve böyle giderse köylerde yaşama oranı %1’lere kadar inecek, o zaman işte yiyecek bir tane dahi buğday tanesi bulamayız. Hızlı şehirleşmenin yanında da tarımsal kalkınmaya devam etmemiz gerekir. Zannedersem çok yakında bu durum içinde önlemler alınacak ve köylere daha fazla insanın tersine göç yapması sağlanacak. Aynı zamanda bu Korona Virüs süreci bir kez daha gösterdi ki köyler Şehirlerden daha güvenli. Demem o ki insanlık öyle ya da böyle çok yakında tekrardan köylere geri dönecek… Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle….

Yorumlar (0)
23°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 30 Eylül 2020
İmsak 04:36
Güneş 06:00
Öğle 12:08
İkindi 15:27
Akşam 18:06
Yatsı 19:25
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Karagümrük 3 7
2. Alanyaspor 3 7
3. Galatasaray 3 7
4. Antalyaspor 3 7
5. Hatayspor 3 7
6. Erzurumspor 3 6
7. Göztepe 3 5
8. Fenerbahçe 3 5
9. Konyaspor 2 4
10. Trabzonspor 3 4
11. Beşiktaş 3 4
12. Sivasspor 3 4
13. Kasımpaşa 3 3
14. Kayserispor 3 3
15. Gaziantep FK 3 2
16. Ankaragücü 2 1
17. Gençlerbirliği 2 1
18. Çaykur Rizespor 3 1
19. Malatyaspor 3 1
20. Denizlispor 3 1
21. Başakşehir 3 0
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 3 7
2. Tuzlaspor 3 7
3. Ankara Keçiörengücü 3 7
4. İstanbulspor 3 6
5. Altınordu 3 6
6. Samsunspor 3 5
7. Adanaspor 3 5
8. Altay 3 4
9. Akhisar Bld.Spor 3 4
10. Bandırmaspor 3 4
11. Giresunspor 3 4
12. Bursaspor 3 3
13. Balıkesirspor 3 3
14. Ankaraspor 3 3
15. Ümraniye 3 3
16. Boluspor 3 1
17. Menemen Belediyespor 3 1
18. Eskişehirspor 3 1
Takımlar O P
1. Leicester City 3 9
2. Liverpool 3 9
3. Everton 3 9
4. Aston Villa 2 6
5. Arsenal 3 6
6. Crystal Palace 3 6
7. Leeds United 3 6
8. Tottenham 3 4
9. Chelsea 3 4
10. Newcastle 3 4
11. West Ham 3 3
12. Brighton 3 3
13. Man City 2 3
14. M. United 2 3
15. Southampton 3 3
16. Wolverhampton 3 3
17. West Bromwich 3 1
18. Burnley 2 0
19. Sheffield United 3 0
20. Fulham 3 0
Takımlar O P
1. Real Betis 3 6
2. Granada 3 6
3. Real Sociedad 3 5
4. Celta de Vigo 3 5
5. Valencia 3 4
6. Real Madrid 2 4
7. Getafe 2 4
8. Villarreal 3 4
9. Atletico Madrid 1 3
10. Barcelona 1 3
11. Sevilla 1 3
12. Levante 2 3
13. Osasuna 3 3
14. Athletic Bilbao 2 3
15. Cádiz 3 3
16. Huesca 3 2
17. Real Valladolid 3 2
18. Eibar 3 1
19. Deportivo Alaves 3 1
20. Elche 1 0